sevmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sevmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Ağustos 19, 2010

sevmek...

Neydi bir arada tutan şey ikimizi
birleştiren neydi ellerimizi
bırak bana anlatma imkansız sevgimizi 
Sevmek bir çok şeyi göze almaktır..
Murathan Mungan

Pazar, Ağustos 15, 2010

İyileştiren Sevgilere İhtiyacı Var İnsanın

İyileştiren sevgilere ihtiyacı var insanın,
Seni tüm zaaflarınla, hatalarınla kabul eden,
Tüm korkularınla bilen,
Hesapsızca ve sorgusuz,
Şartsız ve koşulsuz,
Bencilce olmayan,
"Benim" den önce senin olan,
Onaylamasa da kabul eden bir yumuşaklıkta,
Kalbinin içi kadar bir uzaklıkta,
Sonuçta değil süreçte iyi gelen,
İyileştiren sevgilere ihtiyacı var insanın.

Düşüncesi bile gülümseten,
Omuzlarındaki tüm yüklerinden seni azad eden,
Keder değil yaşama sevinci veren,
Tüm yaralarını kendi bile fark etmeden saran,
İyileştiren, iyi gelen sevgilere ihtiyacı var insanın.

Beklentileriyle yormayan, fazla soru sormayan,
Yanında sen gibi sen olduğun,
Tüm yanlış bildiklerini unuttuğun,
Hiçbir hesap yapmadığın, yapamadığın,
İyi gelen, iyileştiren sevgilere ihtiyacı var insanın.

Seni kalıplar içine sıkıştırmayan,
Tüm kayıp taraflarını bakışlarıyla bulduran,
En beceriksiz taraflarını,

Sevimli bir çocuğun yaramazlığı gibi görüp, Seni sevmeye daha da sarılan...

Pazar, Temmuz 11, 2010

Sevdim, ya sen beni?

Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne
Tuttum, ta içime oturttum seni
Aldim, oksadim saçlarini, öptüm
Içtim yudum yudum güzelligini
Ben seni sevdim mi? Sevdim elbette
Bendeydi özlemlerin en korkuncu
Çildirirdim sen ne kadar uzaksan,
Ask degil, hiç doymayan bir seydi bu
Ben seni sevdim mi? Sevdim dogrusu
Sevdikçe tamamlandim, bütünlendim
Biri vardi aglayan; gecelerce
Biri vardi sana tutkun; o bendim
Ben seni sevdim mi? Sevdim, en büyük
En solmayan güller açti içimde
Ömrümü degerli kilan bir seydin
Sen benim bozbulanik gençligimde
Ben seni sevdim mi? Sevdim, öyle ya
Bir çizgiye vardim seninle beraber
Ve bir gün orada yitirdim seni
Ben seni sevdim mi? Sevdim, Ya sen beni
Ümit Yaşar Oğuzcan

Perşembe, Temmuz 08, 2010

Amor Fati- Kaderini Sev

Deniz kıyısında bir ihtiyar taşçı kayayı yontmaktadır.
Güneş onu yakıp kavurur.
O da Tanrıya yakarır keşke güneş olsaydım diye.
"Ol" der Tanrı. Güneş oluverir.
Fakat bulutlar gelir örter güneşi, hükmü kalmaz.
...Bulut olmak ister.
"Ol" der Tanrı. Bulut olur.
Rüzgar alır götürür bulutu, rüzgarın oyuncağı olur.
Rüzgar olmak ister bu kez.
Ona da "Ol" der Tanrı.
Rüzgar her yere egemen olur, fırtına olur, kasırga olur.
Herşey karşısında eğilir.
Tam keyfi yerindeyken koca bir kayaya rastlar.
Ordan eser burdan eser, kaya bana mısın demez!
Bildiniz, Tanrı kaya olmasına da izin verir.
Dimdik ve güçlü durmaktadır artık dünyaya karşı...

Sırtında bir acı ile uyanır....
Bir ihtiyar taşçı kayayı yontmaktadır. ..


"Amor Fati - Nietzsche "
(Kaderini sev-belki seninki en iyisidir)

Bu hikayeyi seneler önce okumuştum şimdi biran karşıma çıkınca tekrar düşündüm birşeyleri. Gerçekten memnun olmadığım nelerimin olduğunu, nelerden yetinmediğimi düşündüm belki de son bir kaç günkü ruh halime çok uydu da o yüzden. Kimseye benzemek gibi bir çaba taşımıyorum, ama hayallerimde olan bir benden daha farklı biri var orada. Sürekli onu yakalamaya çalışırken acaba çok fazla birşey mi istiyorum diyorum bazen. Ya da asıl amacından saptırıyor muyum diye düşünüyorum.
Kader dediğin şey, yaşanmışların toplamı değil midir? Çizgini sen belirledikten sonra o yönde açığa çıkan her şey olduktan sonra kaderimiz olmaz mı ? Elbette elimizde olmayan şeylerin etkisine de inanıyorum. Dünyaya gelişimizle ilgili seçme şansımızın olmadığı gibi tam aksine sınırlarımızı zorlamak, hayatımızı yönlendirmek gibi zamanla ve farkındalıkla şekillenebilecek bir kadere sahip olabileceğimizi de düşünüyorum.

Sadece kendinden kaybolmamak gerekir sanki. Güneş te olmak, rüzgar da olmak gerekir. Bulut da olmak gerekir zaman zaman kaya da olmak gerekir. Ama Herşeyden ötesi kendinden kaybolmamak gerekir.
Kaderi oluşturmak gerekir. İşte o zaman kaderimizi sevebilir belki daha çok memnun olabiliriz.

Kendi kaderinizi yaratmanız dileğiyle...


Çarşamba, Haziran 30, 2010

mış..miş...

İnsanın acısı içinde olurmuş. Herşey paylaşılırmış ama yalnızlık paylaşılmazmış.
Bazen sevgi herşey değilmiş, ama sevgisiz herşey hiçbirşeymiş...
Sevdin mi yana yakıla, deli divane olmalıymışsın.
Aşk gözünü kör etmeli, gönlünün gözünü açmalıymış. İkisi aynı anda açık olamıyor malesef...
Oyun oynamak mı istiyor canın, sakın gönül işlerine bulaşma, zararlısı, canı yananı sen çıkarmışsın.

İste, iste, iste.. istemenin sonu yok.. Biraz doymayı bilmeli, durmayı bilmeliymişsin.
Ama farklılıklara kapatma kendini, her bir deneyimi içine girerek yaşamalıymışsın.

Ne kadar çok yaşarsan o kadar çok öğrenirmişsin.. Aynı hataya düşmediğin sürece, yoksa kuyruğunu tutan yılan gibi olursun.



Umutsuz olmamalıymış hiç birşeye, hiç kimseye, her doğan günün gecesi, her aşkın ızdırabı, her mutluluğun acısı varmış. Herşey zıddıyla güzel. Herşey zıddıyla tamamlanmış.
Acı çekmekten korkmamalısın ki daha çok mutlu olabilesin. Yani ölmekten korkmamalısın ki daha çok yaşayabilsin. Önemli olan fark etmek, acıyı da aşkı da hayatı da fark etmek-miş.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...